Ürün güvenliğine ilişkin kanun iç piyasada kaliteyi ve güveni artıracak

urun guvenligine iliskin kanun ic piyasada kaliteyi ve guveni artiracak 7CeEet9F

Parlak, AA muhabirine, martta yürürlüğe giren 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu’nun üreticilere, tüketicilere ve dış ticarete etkileri ile gelecek döneme ilişkin planlanan düzenlemelere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Kanunla Türkiye’de üretilen veya ithal edilen ürünlerin insan sağlığına zarar vermemesi ve kurallara uygun olmasının sağlanmasının amaçlandığını ifade eden Parlak, bunun yanı sıra Avrupa Birliği (AB) pazarına entegrasyonu artırmak ve üçüncü ülkelere ihracata pozitif dışsal etki oluşturmanın da hedeflendiğini söyledi.

“İhracatımıza yeni bir ivme kazandıracak”

Parlak, kanunun ihracatta yeni bir açılım yapacağına işaret ederek, “Bunun, sadece AB pazarıyla sınırlı kalmayıp, tüm ihracatımızın artışına yeni bir ivme kazandıracağını düşünüyorum. İç piyasaya artık çok daha kaliteli ve güvenli ürünün sunulmasını sağlamış olacağız. Tüketici refahı da artacak.” diye konuştu.

Düzenlemenin özel kanunlarda hüküm bulunmayan hallerde piyasaya arz edilen tüm ürünleri kapsadığı bilgisini veren Parlak, ürünlerin insan sağlığı ve güvenliğine uygunluğunu sağlayan mevzuatlarla uyumlu olması gerektiğini dile getirdi.

“Düzenlemeye uymayana idari para cezası getirdik”

Yeni kanunla ürüne ilişkin getirilen gerekliliklere de dikkati çeken Parlak, şu değerlendirmede bulundu:

“İhracatçının kalitesiz, bozuk, güvensiz, alıcıyı aldatıcı ürün satışından sakınmasını sağlamak, daha kaliteli ve güvenli ürün ihraç etmesini teşvik etmek için bir düzenleme yaptık ve uymayana idari para cezası getirdik. Böyle bir düzenlemeye sahip olmak, dış paydaşlara karşı devlet olarak ihracatımızın ne kadar arkasında olduğumuzu gösteriyor.”

Düzenlenen yükümlülüklere aykırı davranan iktisadi işletmecilere uygulanacak idari para cezalarına da değinen Parlak, cezalar belirlenirken caydırıcı olmasının yanı sıra hakkaniyete uygunluğunun da esas alındığını bildirdi.

Parlak, “Bu kapsamda, en yüksek para cezaları, güvensiz ürün tespitinde 50 bin lira ila 500 bin lira arası, uygunsuzluk tespitinde 20 bin lira ila 200 bin lira arası değişmektedir. Türk malı imajına zarar verecek şekilde uygunsuz ürün ihraç eden firmalara, ihraca konu gerçekleşen fob bedelinin yüzde 5’i ila 25’i arasında ceza öngörülmektedir.” diye konuştu.

“e-Ticarette de yaptırım uygulanabilir hale gelecek”

Kanunun ürün güvenliği sistemine getirdiği yeniliklere ilişkin bilgi veren Parlak, iktisadi işletmecilerin yükümlülüklerini ve aykırılık durumunda tabi tutulacakları idari yaptırımların ayrı ayrı detaylandırıldığını, güvensiz veya tağşişe konu ürün ihraç eden firmalara müeyyide getirildiğini anlattı.

Parlak, e-ticaret kapsamına alınmak suretiyle uygunsuz ürünün satışına aracılık eden internet, radyo veya televizyon firmalarına da yaptırım uygulanabilir hale geleceğini belirterek, şöyle konuştu:

“Uzaktan iletişim araçlarıyla piyasaya arz edilenler ile mağazalardan piyasaya arz edilen ürünler üzerinde eşit ağırlıkta piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri sürdürülebilecek. Mağazadan aldığınız bir ürünle ilgili hangi bilgileri görmek istiyorsanız, o bilgilere e-ticaret yoluyla alacağınız ürünlerde de erişebileceksiniz. Bu alanla ilgili piyasaya arz edilen tüm ürünler denetlenecek, numune alınacak. Eğer ürün güvensizse sorumluları cezalandırılacaklar.”

Kanunun getirdiği izlenebilirlik mekanizmasıyla uygunsuz ürünün asıl sorumlusunun bulunmasının sağlanacağını dile getiren Parlak, bu mekanizmanın ürüne ilişkin satış gerçekleştiren internet, radyo ve televizyon kanalları için de geçerli olacağını söyledi.

“Geri çağırma müessesesi zorunlu hale gelecek”

Kanunla “geri çağırma müessesesi”nin zorunlu hale getirileceğini vurgulayan Parlak, “Piyasaya uygunsuz ürün arz eden aktöre, nihai kullanıcıya ek bir maliyet yüklemeden ürünü teslim edebilmesi için gerekli koşulları sağlaması zorunluluğu getirildi. Vatandaşımız gelişmiş ülkelerde zorunlu olarak uygulanan geri çağırma müessesesinin koruması altına girerek, daha güvenli ürünler satın alabilecek ve satın aldığı uygunsuz ürünlere ilişkin maddi yükten de kurtulacak.” dedi.

Parlak, kanunun getirdiği diğer yeniliklere ilişkin şunları kaydetti:

“Ürün sorumluluğu tazminatı ile uygunsuz ürünün kişiye veya mala zarar vermesi halinde, imalatçı veya ithalatçı, zarar görene tazminat ödemekle yükümlü kılındı. Test ve belgelendirme kuruluşları ve onaylanmış kuruluşlar resmi bir görevlendirmeleri olmasa dahi ilgili bakanlığa karşı sorumlu tutulacak.”

Düzenlemenin 27 maddeden oluşan “çerçeve kanun” niteliğinde olduğunu ifade eden Parlak, uygulama yönetmelikleri üzerinde güncelleme çalışmalarının sürdüğünü sözlerine ekledi.